Salı, 26 Şubat 2013 13:39

Ali Şir Nevâî - Muhakemetü’l Lugateyn

Yazan 

Ali Şir Nevâî’nin en belirgin yönü Farsça’ya karşı Türkçeyi savunmasıdır. Sadeleşme akımının öncüsü sayabileceğimiz Ali  Şir Nevâî, Kâşgarlı Mahmud gibi milliyetçilik duygusuyla hareket ederek, dilde ve edebiyatta Türklüğü ileri sürüp Türkçe’nin Farsçaya karşı olan zenginliğini ispatlama yoluna gitmiştir.

Nevâî, Muhakematü’l-Lügateyn (İki Dilin Mukayesesi) adlı kitabında Türkçe ile Fars dilinin ukayesesini yapar ve Türkçenin güzelliklerini savunur. Bir dil öğretim yöntemi olan ve Kâşgarlı Mahmud’un düşüncelerini açıklamak için seçtiği: Hedef kitleye kendi dilleriyle seslenmek; kendi dilleriyle bir karşılaştırma yapmak fırsatını sağlamak yolunu Ali  Şir Nevâî de benimsemiştir. Nevâî’ye göre “Türkçede böyle incelikler, derinlikler, özgünlükler çoktur. Bugüne kadar hiç kimse bunları irdeleyerek meydana çıkarmadığından örtülü kalmıştır.”

Türkçenin kökeni hakkında Nevâî, şu bilgiyi verir: “Amma, Türkî ve Farisî ve Hindî  asıl ‘tıllarnıng’ menşeidir ki  Nuh peygamber Salavatullahi aleyhning üç ogluga kim Yafes ve Sam  ve Hamdur yitüşür...” Eserin giriş bölümünde kitabının ismini niçin Muhakemetü’l-Lugateyn koyduğunu  şu  şekilde açıklar: “Egerçi barçanı ol hazretning  Şerif ismige Muhayyel ve Hümayun elkabıyla müzeyyel kılıbmin, bularnı sair inayetler mukabeles de tutup ‘Elmütekellim’ ismıga mazhariyetim uzrıga  Türki ve sarf lugatı keyfiyeti ve halaykatı şerhıda bu risaleyi cemi kılıp bitirdim. Ve anga( Muhakemetü’l Lugateyn  ) adı koydum.” Ona göre Fars dili derin ve yüksek konular anlatımında geridir. Çünkü Türkçe’nin konuşulmasında ve konularında pek çok incelikler ve özgünlükler düşünülmüştür; en ufak farklar, en uçucu anlamlar için bir çok kelime yaratılmıştır ki bilgili kimseler tarafından açıklanmadıkça anlaşılmaz.

Muhakematü’l-Lugateyn’de Türkçenin Ele Alınış Metodu Nevâî, eserinin giriş bölümünde yüz Türkçe kelimeyi sıralamış ve sonra bu yüz Türkçe kelimenin Farsça karşılıklarını vermiştir. “Kovarmak, kuruksamak, üşermek, çigrimek, tarımak, aldamak, nikelemek, yetüremek, karalamak, ıngranmak,” gibi. Nevâî aynı zamanda gerekli gördüğü durumlarda bu kelimelerin bazen Arapçalarını da parantez içinde vermiştir.

Kâşgarlı Mahmud’un kuralını vermiş olduğu pekiştirme ekleriyle ilgili olarak Ali  Şir Nevâî eserinde: “kıpkızıl, sapsarık, yupyumalak, apaçık, kömgök, yamyaşıl, bunbuz” örneklerini vermiştir. Ayrıca isimlerden isim yapan -çı, -çi ekinin kullanıldığı kelimelerden bir kaçını sıralamıştır: “ Şekerci, kuşcı, korukçu, kazçı,” Yazılışları aynı anlamları farklı kelimeler üzerinde de durmuştur:

Ot:  ateş 

Öt:  mürur, geçmek anlamına olan ötmekten emirdir.

Ut:  kumarda kazanmak, utmaktan emirdir.

Üt:  parça gibi kıllı  şeyleri ateşe tutup tüylerini yakarak arıtmak anlamındaki ütmekten emirdir.

 

Muhakemetü’l- Lugateyn: İki Dilin Muhakemesi

 

Okunma 10408 defa

Genel Değerlendirme (0)

0 / 5 yıldız
  • Henüz hiç yorum yok

Yorum yapın

Misafir olarak yorum yapın

0 / 500 Karakter kısıtlaması
Metin uzunluğu 10-500 karakter arasında olmalı
Yorumlarınız yönetici tarafından değerlendirilecek.
hizmet koşulları.
var iuser="26229", ibanner="1"