Salı, 26 Şubat 2013 13:08

Kâşgarlı Mahmud - Dîvânu Lugâti't-Türk

Yazan 

Türkistan’da Türk gramerciliğini, metot sahibi bir öğretici olan Kâşgarlı Mahmud kurmuştur. Kaynaklarda geçen Kâşgarlı Mahmud’un “Kitab ü Cevahiri’n-Nahvi fi Lügati’t Türk” adlı asıl gramer kitabı bugün mevcut değildir.

Kâşgarlı Mahmud’un Türkçe (gramer) öğretiminde izlediği yol üzerine “Divanla  İlgili Bazı Gözlemler ve Düşünceler” (İLAYDIN, Hikmet,  “Divanla İlgili Bazı Gözlemler ve Düşünceler”,  Türk Dili Divan-ı Lügati’t Türk Özel Sayısı, s. 97-99) adlı yazısında Hikmet İlaydın eserle ilgi şu görüşlere yer vermektedir:

     1. Kâşgarlı’nın başlıca çabası, Türkçeyi öğretecek temel araçları hazırlamak olmuştur. Önce dilimizin henüz elimize geçmeyen bir gramerini yazması, sonra sözcüklerini bir araya getirip divanı düzenlemesi ve bunların paralelinde sözlüğüne çok miktarda metin alması, tuttuğu bilinçli yolun işaretleridir. 

    2. Onun metin seçiminde gösterdiği özen de anılmaya değer. Divandaki örnekler; günlük yaşamın canlı deyimlerinden ve cümlelerinden, atasözlerinden, çeşitli türlerde manzum sanat eserlerinden derlenmiştir.

    3. Divan, rastgele bir toplama ve biriktirme ürünü de değildir. Yazar önsözünde de açıkladığı üzere Türklerle konuşmak ve anlaşmak isteyenlerin ihtiyaçlarını dikkate alarak çağının canlı ve pratik bir vokabülerini hazırlamış, hatta kitabını bu amaçla kısa keserek eserin kullanılış kolaylığını ve öğretici niteliğini korumaya çalışmıştır.

    4. Derlediği sözcükleri, yine önsözünde belirttiği gibi klasik sözlük düzenlerinden bile bile ayrılarak Arap gramerinin kalıplarına göre kümelemesi, okuyucularının Arapça yardımıyla onları daha kolay kavrayacaklarını tasarladığı içindir.  Divandaki öğretim yöntemleriyle ilgili olarak  şunları da söylemek mümkündür:  Kâşgarlı Mahmut, Türkçe’nin öğretiminde bir nevi tümevarım yöntemini uygulamıştır. Şöyle ki ilk önce alfabeyi vermiş daha sonra kelimelerin iki  şeklini, daha sonra üçlüsünü, ardından dörtlü ve beşli şekillerini vermiştir.  Kâşgarlı fiillerin sıralamasında da değişik bir yol tutmuştur.

Madde başında mastarları değil, her eylemin – di’li geçmiş kipinin üçüncü tekil kişisini getirir. Yine baş harfler elifle başlar. Sıra eylem eki –di’den önceki harfe yeni kökün son harfine göre düzenlenir: öpdi, uçdı. ezdi, esdi, üşdi. ( I,163)

Divanü Lûgat-it-Türk içerisinde isimlerin fiillerden önce geldiği görülür. Fiiller genellikle üçüncü  şahsa göre çekimlenmiş açıklanmış ve cümle içerisinde kullanıldıktan sonra geniş zamana göre çekimi ( 3. Tekil şahıs ) ve mastar şekli yazılmıştır.

Divanda kelimeleri isim, fiil, harf(edat) olmak üzere üçe ayırmıştır. Sözlükte sıfat, zamir, zarf, bağlaç vb ‘lerinden söz edilmemiştir. 

 

Divanü Lugati't-Türk Tercümesi (4 Cilt Takım)

Birinci cildinin ilk baskısı 1939, ikinci cildinin ilk baskısı 1940, üçüncü cildinin ilk baskısı 1941, dördüncü cildinin ilk baskısı 1943'te yapılan dört cildin de diğer baskıları 1985, 1992, 1998 ve 2006 yılında yapılan Divanü Lûgati't-Türk adlı eserin 5. baskısını oluşturmaktadır.

 

Okunma 2304 defa

Genel Değerlendirme (0)

0 / 5 yıldız
  • Henüz hiç yorum yok

Yorum yapın

Misafir olarak yorum yapın

0 / 500 Karakter kısıtlaması
Metin uzunluğu 10-500 karakter arasında olmalı
Yorumlarınız yönetici tarafından değerlendirilecek.
hizmet koşulları.
var iuser="26229", ibanner="1"